21 Kasım 2012 Çarşamba

Çin - Ülke Profili


Nüfus
:
1,33 milyar (2012)
Yüzölçümü
:
9 561 000 km²
Başkent
:
Pekin
Kişi Başına Düşen Milli Gelir
:
8.625 $ (2011) (sagp)
Büyüme Oranı
:
%9,2 (2011)
Döviz Kuru
:
1 ABD $ = 6,28 Yuan
Başlıca Şehirler
:
Şanghay (15,6 milyon), Pekin (13,1 milyon), Guangzhou (11 milyon), Shenzen (8,5 milyon), Dongguan (6,5 milyon), Tianjin (5,2 milyon)
Telefon Kodu
:
+86


 



 

 

 

 

 

 

 

 

**  Çin - Ülke Profili **

Genel Bilgiler

Çin’in 5000 yıla kadar uzanan köklü bir tarihi geçmişi vardır. Çin uygarlığı tarih boyunca gözle görünür bir devamlılık sergilemiştir. Bu bölgede, bir imparator etrafında bilinen en büyük siyasi birleşme M.Ö. 221 yılında Qin Hanedanı imparator Qin Shi Huang Di zamanında gerçekleşmiştir.


Tarih boyunca pek çok birleşme, bölünme ve hanedan çatışmalarına sahne olan Çin’de imparatorluk sistemi 1911’de sona ermiştir. 1911- 1949 dönemini içine alan siyasi güç çatışmaları, Mao Zetung’un 1 Ekim 1949’da Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ilan etmesi ile son bulmuştur. 1949-1976 döneminde ülkede Mao Zetung’un mutlak siyasi hakimiyeti ekonomik ve sosyal gelişmelerde etkili olmuştur.

Mao 1976 yılında ölmüştür. Bunu izleyen 80’li yıllar boyunca ülkede siyasi tutuculuk devam etse de ekonomik olarak dışa açılma çabaları başlatılmıştır. 1989 yılındaki Tiananmen Meydanı olayları, 1991 yılı sonunda Sovyetler Birliği’nin sona ermesi ve dünya ekonomik konjontüründe güçlenen “serbest piyasa anlayışı” Çin’i kendi bünyesinde bazı reformlar yapmaya zorlamıştır. Bu çerçevede 1992 yılında Çin Komünist Partisi’nin 14. Ulusal Kongresi’nde ülkede “Sosyalist Piyasa Ekonomisi” tesis edilmesi kabul edilmiştir.
Ayrıca 1997 yılında Hong Kong’un ve 1999 yılında Makao’nun ÇHC’ye dahil olması ve bu ülke bünyesinde “Özel İdari Bölge” statüsü kazanması Çin’in bölgedeki önemini bir kat daha artırmaktadır.
Bugün Çin, Dünya ekonomik sistemine entegre olmak üzere çaba göstermektedir. GATT/WTO- Dünya Ticaret Örgütü’nün 1947’deki kurucusu ve fikir babalarından biri olan Çin, 1950’de ayrıldığı sisteme 11 Kasım 2001 tarihinde geri dönmüş bulunmaktadır.
Çin Halk Cumhuriyeti dışa açılma ve piyasa ekonomisine geçiş yönünde önemli ve ihtiyatlı adımlar atmaktadır. Ülkenin 21. yüzyılın en önemli ekonomik güçlerinden biri olacağına kesin bir gözle bakılmaktadır.

Genel Ekonomik Durum

Çin her ne kadar dünya ekonomik konjonktürünü kendine uyarlamaya çalışıp “Sosyalist Piyasa Ekonomisi”ni benimsemiş olsa da, devlet sektörü ekonominin temel direği olmayı sürdürmektedir. Ancak Çin ekonomisinin dinamizmi özel, kollektif ve yabancı sermayeli girişimlerden kaynaklanmaktadır.

Sektörler

Çin ekonomisi pek çok sanayi alanında yetkinliğe ulaşmış durumdadır. Diğer taraftan, tarımsal üretimin de yüksek nüfusa rağmen iyi bir planlama ile birlikte kendi kendine yeterlilik alanında önemli adımlar atabileceği düşünülmektedir.
 
Doğrudan Yabancı Yatırımlar

Çin yönetimi yerli sanayi oluşumu için gerekli sermayeyi yurtdışından temin etmek için büyük bir çaba içindedir. Yabancı sermaye, alt yapı, petrol, kömür madenciliği, ulaştırma, ilaç, çiftçilik, konut ve turizm alanlarında yoğunlaşmıştır. Bununla birlikte sivil havacılık, taşımacılık, gemi ulaştırma, finansman, sigorta ve muhasebe gibi hizmetler sektörü alanlarında da yoğunlaşma görülmektedir.

Devlet, özellikle orta ve büyük ölçekli kamu kuruluşlarının teknolojik olarak yenilenmesi ile ilgili, ihracata yönelik, yeni ve yüksek teknolojili projeleri de desteklemektedir. Hali hazırda Çin’de mevcut teknoloji ile yapılan ya da yerel imkanlar ile piyasa talebinin karşılanabileceği yatırımlar ile devlet tarafından planlanan alanlara yönelik yatırım talepleri sınırlandırılmaktadır.

Çin’in yasal yapısı gereğince yabancı yatırımcıların proje tekliflerini ve yaptıkları fizibilite çalışmasını planlama merciine onay için sunmaları gerekmektedir. Tümüyle yabancı sermayeli kuruluşların sadece proje teklifi sunmaları yeterli olmaktadır.

Çin'in yurtdışına yaptığı yatırımlarda da çarpıcı istatistikler mevcuttur. Latin Amerika Çin’in Asya’dan sonra en çok yatırım yaptığı bölgedir. Çinli şirketlerin Afrika’daki yatırımları ise 13 milyar doları bulmuştur.

Dış Ticaret

Son yıllarda dünya ticaretinden aldığı pay hızla artan Çin, dünyanın bir numaralı tedarikçisi, ihracatçısı konumuna yükselmiştir.

2011 yılı itibariyle Çin’in dış ticaret hacmi 3,6 trilyon doları geçmiştir.

Çin, uyguladığı 11’inci 5 Yıllık Plan’da ihracatını artırmaya öncelik verirken artık ithalatını artırmaya odaklı 2011-2015 dönemini kapsayan 12’inci 5 Yıllık Planı uygulamaktadır.

Türkiye ile Ticaret
Çin, Ekonomi Bakanı Sayın Zafer ÇAĞLAYAN’ın uygun görüşü ve Müsteşarlık Makamı’nın 13/04/2012 tarih ve 2012/365 sayılı Onayı ile 2012-2013 döneminde Hedef Ülkelerden birisi olarak belirlenmiştir. Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkiler, ilk kez 1 milyar Amerikan doları ticaret hacminin aşıldığı 2000 yılından bu yana düzenli bir gelişme göstermektedir. İkili ticaret hacmi, 2005 yılında 7,4 milyar, 2010 yılında ise 19,5 milyar Amerikan dolarına yükselmiştir.Son olarak 2011 yılında ise 2,46 milyar Amerikan dolarına yükselmiştir.
Pazar ile İlgili Bilgiler
Bu bölümde ihracatçılarımızın Çin pazarında karşılaşılabilecekleri çeşitli konulara değinilmiştir.
Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki uluslararası ihaleler ile ilgili olarak www.chinabidding.org adresinden bilgi alınabilir.
İşadamlarının Pazarda Dikkat Etmesi Gereken Hususlar
Bu bölümde, Ülke İçi Ulaşım, Konaklama, Sağlık , Beslenme,Para Dolaşımı ve Alışveriş, İş Görüşmelerini Etkileyebilecek Kültürel Faktörler, Çalışma Saatleri ve Resmi Tatiller, Yerel Saat, İklim, Etnik Gruplar ve Kullanılan Ticari Dil, Vize Uygulaması gibi işadamlarının pazarda dikkat etmesi gerekli hususlara yer verilmektedir.
Genel Değerlendirme ve Öngörüler
Çin ekonomisinde son yıllarda görülen istikrarlı yüksek büyüme ve artan ithalatı kaynaklı fırsatları Türkiye değerlendirebilirse iki ülke arasında mutabakata varılan 2015 yılı 50 milyar, 2020 yılı 100 milyar Amerikan doları dış ticaret hacmi hedefine, öncelikli olarak bu ülkeye olan ihracat performansımızı daha da ileri seviyelere taşıyarak erişmek mümkündür.
Çin pazarının, 1,3 milyar nüfus ve neredeyse 20 yıldır sürdürülen yıllık %10 dolayında büyüme hızı ile yabancılar açısından sunduğu fırsatlar herkesçe bilinmektedir. Ne var ki, Çin pazarında elde edilecek bir başarı için uzun süre beklemek gerekebileceği bilinmelidir. Çin pazarında başarının yavaş geldiği, yabancı iş adamlarınca sıklıkla belirtilen bir husustur. Çin pazarında karşılaşılabilecek fırsat ve sorunların genel bir değerlendirmesi aşağıda sunulmaktadır:
Tarım ve Gıda Ürünleri İhraç Potansiyelimiz
Son dönemde Çin’in hem ihracat hem de ithalatında önemli artışlar oluşmuştur. Gelişen tüketici bilinci nedeniyle ithal gıdaların pazarda tercih edilmeye başlanması, Türk ihraç ürünlerinin de bu pazarda şansı olduğunu göstermektedir.
Sanayi Ürünleri ve Hizmetler İhraç Potansiyelimiz
Çin'in ihracat artışına karşılık pek çok ihraç ürününün ithal girdiler içermesi, maruz kaldığı yatırım patlaması ve taahhüt sektöründeki gelişmeler nedeniyle sanayi ürünleri ithalatında da önemli artışlar söz konusudur.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder